ANNE - BABAYA BİR KAÇ TAVSİYE

2013-03-18 10:22:00

Sevginin büyükten küçüğe, saygının küçükten büyüğe yöneleceği doğru değildir.

Büyüğün küçüğe göstereceği saygı, küçüğe saygılı olmayı öğretir.

Çocuğa saygı demek, onun bağımsız bir varlık olduğunu kabullenmek demektir.

Fazla sevgi çocuğa zarar vermez. Zararlı olan yanlış sevgidir. (aşırı sıkma, aşırı bağımlı olma)

Hoşgörü, karşımızdakini istediğimiz gibi olmaya zorlamak değil, kendi istediği gibi olmasına imkân vermektir.

Hoşgörü ile büyüyen çocuklar, sabırlı ve hoşgörülü olmayı öğrenirler.

Kibarlık, vericilik ve dürüstlük” ancak yaşanarak öğrenilir.

Çocuğunuza karşı yaptığınız bir davranışınız sizi üzüyorsa ondan özür dilemekten çekinmeyin.

Çocuk anne-babanın görülen birçok özelliğini aldığı gibi, gözle görülmeyen özelliklerini de alır.

Çocuğunuz bağımsız bir birey olacaktır.

 Onu sizin kişiliğinizin değerlendirileceği bir karne gibi görmekten vazgeçin.

Çocuklarınızın yanlışlarını değil, doğrularını yakalayın.

Atalarımız “taç giyen baş akıllanır” demişler.

Çocuğunuza küçük başarıları karsısında olumlu sıfatlarla yaklaşırsanız ona en büyük hazine olan, kendine güven duygusunu kazandırırsınız.

Çocuğunuzun hatasını asla başkalarının yanında konuşmayın. Çocuğunuzu asla başkalarının yanında eleştirmeyin.

Sık eleştirilen çocuklar içe kapanık ve güvensiz olurlar.

Kavgacılık ve hırçınlık, sevimsiz ve daima öğrenilmiş özelliklerdir. Çocuğunuzda budavranışları görürseniz, aile içindeki ilişki ve örnekleri gözden geçirin.

Kardeşlerin yüzleri benziyor diye kişiliklerinin de benzemesi gerekmez.

Kardeşleri birbirine düşman etmenin en kestirmek yolu, onları birbirine örnek gösterip, olumsuz yargıda bulunmaktır.

Çocuğunuzla birlikte olun ve onunla vakit geçirin.

Dünyaya onun gözünden bakmaya çalışın.

Göreceksiniz daha çok gülecek, daha içinizden geldiği gibi davranacak, daha merakla, daha önyargısız, daha kararlı olacaksınız.

Çocuğunuzu olmasını istediğiniz gibi değil, olduğu gibi kabul edin. Böylece olabileceklerinin en iyisi olmalarına imkân verirsiniz.

Çocuğunuzu değiştiremezsiniz. Onu ancak değişim için cesaretlendirebilirsiniz.

Çocuğunun “çok akıllı, ama tembel” olduğunu düşünen anne-babaların çoğu ya birinci, ya ikinci yargılarında yanılıyorlardır.

Çocuğunuzu kendinize düşman etmek istemiyorsanız, bir başarısızlığından sonra “Ben sana demedim mi?” demeyin.

Çocuğunuza kavga etmeden ve bağırmadan haksızlıklara karşı çıkmanın mümkün olduğunu gösterin.

“Ne” söylediğinizden çok daha önemli olan “nasıl” söylediğinizdir. İlişkiniz istemediğiniz gibi gelişiyorsa, ifadenizi ve beden dilinizi kontrol edin.

Çocuğunuza doğru bilgi verin. “nasıl olsa anlamaz”, “bunu onun iyiliği için yapıyorum” gibi gerekçelerin arkasına sığınmayın.

Kaybolan güven geri gelmez.

Çocuklarla anlaşmanın en iyi yolu, onlara iyi niyetle yaklaşmaktır.

236
0
0
Yorum Yaz