ANNE - BABA OKULU Ders 16.

2011-12-20 17:50:00

Hoşça vakit geçirebilmek için çocuğunuza zaman ayırın Her ebeveyn mutlaka çocuğuna zaman ayırır. Çocuğunun yemeğini hazırlama, küçükse yemeğini yedirme, üzerini değiştirme, altını temizleme veya büyük yaşlarda ders çalışırken çocuğa yardım etme gibi zamanların her biri aslında çocuğa ayrılmış zamanlardır. Ancak burada kastedilen bu şekilde ayrılan zamanlar değildir. Maalesef birçok ebeveynin çocuğuna ayırdığı zaman dilimleri yukarıda bahsettiğimden çok da fazla değildir. Bu şekilde, ebeveyn ile çocuğun paylaşım yaşaması pek fazla düşünülemez Çünkü bu şekilde sadece, ebeveyn çocuğun ihtiyaçlarını gidermesini sağlıyor; çocuk ise ihtiyaçlarını gideriyordur.   Bazı ebeveynlerin yaptığı, yani çocuklarına ayırdıkları zaman biraz daha geniş kapsamlıdır. Mesela; çocuğun mutlu olması için ebeveynin çocuğu parka götürmesi veya evde onunla oyun oynaması gibi... Bu ebeveynlerin kaçırdıkları yegâne nokta ise çocuğu ebeveyndeki mutluluğu görme arzusudur. Çocuk bir şey paylaşırken ebeveyninin de mutlu olmasını ister. Şöyle ki; kendisini parka götüren annesinin sıkıldığını gören çocuğun coşkusu, ebeveyninin de mutlu olduğunu gören çocuğun coşkusundan çok daha az olacaktır. Veya bazı ebeveynlerin evlerinde çocukları ile oynadıkları veya sohbet ettikleri halde “yeter artık”, “bir daha seninle oynamayacağım” gibi serzenişlerde bulundukları ve bu paylaşımdan çok da hazzetmediklerini çocuklarına belirttikleri görülür. Bu negatifliği hisseden çocuk da yeterli doyuma ulaşmayacak, kendisine zaman ayrılmış olsa bile bu zaman niteliksiz zaman olduğundan çocukla ebeveyn arası bağı kuvvetlendirmeyecektir. &nbs... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 15.

2011-12-20 17:47:00

Olumlu ilişkiler geliştirme yöntemleri Çocukla olumlu ilişkiler geliştirme yollarıyla ilgili olarak geçen hafta “empati” konusunu işlemiştik. Bu hafta da “karşılıklı saygı” konusunu ele alıyoruz. Karşılıklı olarak birbirinize saygı duyun Çocuğunuzla olumlu ilişkiler geliştirmek istiyorsanız empatiden sonra dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta karşılıklı olarak birbirinize saygı duymanız gerektiğidir. Hemen soralım: Çocuğunuza saygı duyar mısınız? Toplumda genellikle çocuktan saygı beklenir; ama çocuğa saygı göstermek pek de önemsenmez. Saygı tek taraflı olursa, yani sadece çocuktan beklenirse bu, aradaki ilişkiyi olumlu kılmayacak, bilakis çoğu çocuk için söyleyebilirim ki daha da negatifleştirecektir. Saygı karşılıklı olursa bir anlam ifade edecektir. Yukarıdaki soruya kimi ebeveynler “Ne diye ben saygı duyayım ki o bana saygı duysun!” diye cevap verirken kimileri çok dikkat etmedikleri halde “Tabii ki saygı duyarım!” cevabını hemencecik veriverirler. Gelin her iki cevabı da irdeleyelim. Çocuğuna saygı duymayı gerek duymayan ebeveynler de var Bu ebeveynlerin genellikle çocuklarını bir birey olarak kabul etmedikleri ve kendilerine ait bir mülk gibi değerlendirdikleri görülür. Çocuklarını bir birey olarak kabul etmedikleri için çocuklarının da kendilerine ait bir his dünyalarının olabildiğini, onların da birtakım düşüncelerinin olabildiğini hep göz ardı ederler. Ve çocukları ile gerek konuşurken ve gerekse onlara karşı davranırken dikkat etme gereği duymazlar. Çocuğuna saygı göstermeyenin saygı görmeyi beklemesi oldukça anlamsızdır. Çünkü birçok şeyi olduğu gibi saygı kavramını öğrenip içselleştirmeyi çocuk ebeveyninden öğrenir. Mesela çocuğ... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 14.

2011-12-20 17:44:00

Çocukla olumlu ilşki geliştirme yöntemleri Her ebeveyn, çocuğu ile olumlu ilişkiler geliştirmek arzusu içindedir. Ve bu nedenle birtakım davranışlara başvurur. Fakat bu amaçla yaptığı davranışlar kimi zaman ebeveyni amacına ulaştırmaz. Hatta daha kötü sonuçlarla baş başa bırakır. Şöyle ki; mesela ebeveyn çocuğunu mutlu edebilme uğruna "hayır" kelimesini hayatından çıkartarak çocuğuna yaklaşır; yani çocuğunun tüm isteklerine "evet" der. Ama bir süre sonra bu çocuğun, otokontrolü olmayan disipline edilmemiş bir halde ebeveynin karşısına çıktığına şahit oluruz. Başlangıçta bu durum çok fazla sorun gibi görünmez, fakat çocuk büyüdükçe sınırını bilmemesi ve her istediğini yapmak istemesi ebeveyni zorlar, aradaki ilişkiyi bozarcasına tartışmalara neden olur. Görüldüğü gibi aradaki ilişkinin iyi olması için başlatılan çocuğun her istediğine "evet" deme girişimi ilişkiyi zamanla çok daha fazla kötüleştirdiği gibi davranışsal anlamda problemli bir çocuğun var olmasına sebep olabilir. Yine bunun gibi birçok yetişkin, çocuklara aldıkları hediyelerle yanaşmaya çalışır. Hediye her çocuğu memnun eder. Hediyeyi alan çocuk belki o süre zarfında kendisine hediye verene de yakınlaşabilir. Fakat bu ilişkilerin olumlu olacağı anlamına gelmez. Bu duruma maruz kalan çocukların yani kendilerine sürekli bir şeyler alınarak mutlu edilmeye çalışılan çocukların ise zamanla doyumsuz olduklarını ve mutlu olmakta çok zorlandıklarını görürüz. Yine bu durumda da ebeveyn zamanla çocuğunu mutlu edebilme adına ne yapacağını bilemediği için aradaki ilişki deforme olabilir. Çocukla olumlu ilişkiler geliştirebilmenin ... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 13.

2011-12-20 17:35:00

Çocuklarınıza zayıf yönlerinizi göstermeyin Kimdir zayıf ebeveyn, daha önce bunu hiç düşündünüz mü? Veya acaba ben zayıf bir ebeveyn miyim yoksa güçlü ve başarılı bir ebeveyn miyim, diye hiç düşündünüz mü? Birçok ebeveyn, bulunduğu zaman dilimine bakarak kendisi hakkında fikir sahibi olmaya çalışır. Oysa ebeveynlikte amaç çocukla olan ilişkiyi gelecekte de pozitif kılmaktır. Bir başka deyişle çocuk büyüdüğünde (gençlik veya yetişkinlik yıllarında) ebeveynini düşündüğünde pozitif duygu ve düşüncelerle donanıyorsa ve ebeveynine karşı vefa duyguları taşıyorsa ebeveyn geniş vadede başarısını ve gücünü göstermiş olur, yoksa çocuk küçükken çocuğa karşı güçlü görünmek bir başarı değildir. Çünkü çoğu zaman yanlış yöntemlerle gücünü çocuğuna ispatlamaya çalışan nice ebeveynlerin çocukları vardır ki büyüdüklerinde ebeveynlerine kin duygularını da beraberlerinde büyütmüşlerdir. Yani başlangıçta ebeveyn amacına ulaştığını zanneder; ancak ilerleyen yıllarda çocuğuyla duygusal bir bağ kuramadığında dahası çocuğuyla negatif süreçler yaşadığında aslında hiç de başarılı olmadığını anlar ve Ben nerede hata yaptım? diye düşünmeye başlar. Bütün bu sebeplerden dolayı çocuklarınıza zayıf yönlerinizi göstermemeli, başarılı ve güçlü bir ebeveyn olmaya özen göstermelisiniz. Öyleyse gelin, zayıf ebeveyn modellerinden bahsedelim. Amacına ulaşmada duygusal davranan ebeveynler Bu tarz ebeveynler duygusallıklarını kullanmaya, daha çocuklarının bebekliklerinden itibaren başlarlar. Kesinlik... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 12.

2011-12-20 17:20:00

Lütfen tepki vermeden önce düşünün Sizce çocuğunuzu yeterince anlıyor musunuz? Çocuk anlaşılabilirse ona göre ebeveynin yaklaşımlarını ayarlaması daha kolay olacaktır. Şayet ebeveyn hâlâ çocuğuna karşı hatalı davranmaya veya en ufak bir hareketinde sabırsızlık gösterip tepkisel davranmaya devam ediyorsa henüz çocuğunu anlayamıyordur. Çocuğu niçin anlamak önemlidir? Bir başka ifade ile çocuk kendisi anlaşılmadan birtakım tepkilere maruz kalırsa bunun sakıncası ne olabilir? Bunu hemen bir örnekle izah etmek istiyorum: Mesela bedeninizin bir yerinde bir şikayetiniz olduğunu ve bundan dolayı ilgili hekime başvurduğunuzu düşünelim. Örneği daha da özelleştirelim; ayaklarınız ağrıyor olsun. Bu örnek vücudunuzdaki bir başka ağrı için de düşünülebilir. Doktorunuza ayaklarınızın ağrıdığını söylediğinizde muhatabınız olan doktorun size çeşitli sorular sormasını, durumun ciddiyetine göre tetkikler yapması gerektiğini düşünürsünüz. Bütün bu aşamalarda sonra doktorunuzun rahatsızlığınızı anladığına ikna olursunuz. Ve doktora olan itimadınızdan dolayı dedikleri sizi zorlayacaksa bile veya hoşunuza gitmese bile sizin iyiliğiniz için olduğunu bilir ve dediklerini uygulamaya çalışırsınız. Tam tersini düşünün, ayaklarınıza dair şikayeti belirttiğinizi ve size hiç soru sorulmadan ve tetkikleriniz yapılmadan ilaç verildiğini düşünün. Bu durumda da genellikle hasta doktorun kendisini anlamadığı, kararında yanılmış olabileceğini düşündüğünden doktorun tavsiyelerini uygulamaz. Hatta bu davranışından dolayı doktoru eleştirebilir. Aynen bunun gibidir çocuğun davranışlarının sebebini bilmeden, anlamaya çalışmadan tepki vermek. Çocuk bir şeyler yapmıştır. Fakat bunu y... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 11.

2011-12-20 17:15:00

Anne-babalık vasıfları Ne güzeldir anne-baba olmak. Fakat bir o kadar da zordur. Her bireyin birbirinden farklı hususiyetleri vardır. Herkes birbirine benzemek durumunda değildir. Fakat anne-baba olduktan sonra tüm ebeveynlerin birbirlerine benzemeleri gereken, özellikleri veya bir diğer ifade ile vasıfları olmak zorundadır. Aşağıda bu vasıflardan sadece bir kısmına yer verilmiştir. İlerleyen derslerde hem bu vasıflar zaman zaman detaylandırılacak hem de diğer vasıflar anlatılmaya çalışılacaktır. Bazı bireylerde gerek yaşam koşulları nedeniyle gerek yetiştirilme yöntemleri nedeniyle çeşitli negatif özelliklerin var olduğunu görürüz. Asabiyet, şiddete meyil, sabırsızlık vb. Aslında bu vasıflar zaten bireyde de tercih edilmeyen özelliklerdir. Ama anne-babalık rolleri aktif haldeyken kesinlikle devre dışı bırakılması gereken özelliklerdendir. Hemen her insanın zaman zaman sinirlenme hakkı olabilir veya öfkelenebilir. Fakat anne-babalık rolündeyken birey negatif olan tüm bu özelliklerini frenleyebilmelidir. Ne yapayım, ben böyleyim tarzı bir yaklaşım çocuk eğitiminin handikaplarından biridir. Bu nedenle davranışsal anlamda veya ruhsal anlamda çeşitli sorunlar yaşayan bireyler kendilerini kontrol etmeli, edemiyorlarsa çocuklarının yanında hatalı davranıp etkilerini çocuğa yansıtmamaları için gerekirse bir uzmandan destek almalıdırlar. Anne-babaların taşımaları gereken önemli vasıfları şöyle sıralayabiliriz: SABIR Sabır olmadan asla! Sabırlı oluş veya sabırsızlık genelde çocuğun davranışlarına bağlı olarak değil ebeveynin ruhsal durumuna göre değişkenlik arz ediyor. Öyleyse aslında sabrımızı zorlayan çocuklarımızın davranışları değil, çocuklarımızın davranışlarına bizim ruhsal anlamda hazır olmayışımızdır, diyebiliriz. Mesela, bir baba bir gün önce hiç kızmadığı bir davranışa... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 10.

2011-12-20 17:07:00

Çocuğunuzun ilk pedagoğu olmaya ne dersiniz? Çocuklarınızı gözlemler misiniz? Veya çocuğunuzu gözlemlerken nelere dikkat etmeniz gerektiği hakkında bilginiz var mı? Ebeveynlerin büyük bir çoğunluğundan çocukları ile ilgili olarak şu tarz kaygıların ifade edildiğine şahit olurum. - Sorun anlarında nasıl tepki vereceğimi kestiremiyorum. - Bazen çocuğumun ne yapmaya çalıştığını anlayamıyorum. - Daha başarılı olması için ne yapmalıyım bilemiyorum. Her şeyden önce bu soruların cevabı için çocuğunuzu tanımalı ve davranışının nedeni hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Bunun dışında bu kaygıların izale edilebilmesi için evvela çeşitli eğitsel faaliyetlerden istifade etmeli ve çocuk eğitimine ve çocuk psikolojisine dair çeşitli kitaplar okumalısınız. Gerek bu kitaplardan, gerek eğitsel süreçlerden ve gerekse ebeveynlik güdü ve tecrübelerinden edindiğiniz bakış açısı ile çocuğunuzun ilk pedagogu siz olmalısınız. Tabii buradaki ifademden bu işin uzmanı pedagoglara gerek olmadığı anlamı anlaşılmamalıdır. Çocukla ilgili net bir yargıya ulaşılması gereken durumlar karşısında ve psikolojik sorunlar karşısında ilgili uzmandan yani bir pedagog, psikolog veya çocuk psikiyatristinden destek alınmalıdır. Burada kastettiğim sadece annenin pedagog hassasiyetinde olması gerektiğidir: Ebeveynin pedagojik rolü nasıl olmalıdır? 1. Objektif olmalı: Ebeveynlerin büyük bir kısmı çocuklarının normal üstü bir zekaya sahip olduklarını düşünürler. Bir kısmı da çocuklarının davranışsal anlamda problemli olduklarına öylesine inanmışlardır ki çocuklarının hemen her davranışını bu düşüncelere bağlar, dolayısıyla objektif değerlendiremezler. Her iki durumda da ebeveynin çocuğunu ve çocuğunun davra... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 9.

2011-12-20 16:00:00

İlk anne-babalık deneyimleri Ve dünyaya ve sizin evinize yeni bir birey katıldı... Küçük, ama küçük olduğu kadar kendisine ayrılan zaman, eve kattığı mutluluk, yaşattığı heyecan vs. büyük. Bu dönemde gerek anne ve gerekse baba tatlı; fakat karmaşık denilebilecek duygular içinde olabilirler. Ancak kendi duygularında ne denli hızlı bir şekilde denge sağlayabilirlerse, o denli çocukla geçirilen zamanın etkili oluşu sağlanabilir. Şimdi isterseniz bu dönemde ebeveyn neler yaşar kısaca bir inceleyelim. Annenin loğusalık psikolojisi Loğusalık psikolojisi kimi zaman anneliğin ilk dakikalarında, kimi zaman ise ilerleyen zamanlarda kendini gösterir. Annenin kendisini farklı duygular içinde hissettiği bu dönemde yoğun desteğe ihtiyacı vardır. Anne vücudundaki hormonal değişime de bağlı olarak genellikle çok hassaslaşır. En ufak bir durumda üzülüp ağlayabileceği gibi, öfkelenip bağırabilir de. Bütün bunlar aslında ciddi bir sorunun göstergesi değildir. Fakat loğusalık döneminin karmaşasından sıyrılabilmek için annenin yakın çevresinden gelecek desteğe ve anlaşılmaya ihtiyacı vardır. İlk günlerde anne kendini yorgun hissedebilir ve bu sebeple yakınında işlerini halletmek üzere kendisine yardım edebilecek bir yakınının bulunması faydalı olur. Bu dönemde özellikle babanın eşine her an destek vermesi ve eşiyle konuşması anne için oldukça önemlidir. Anne zaman zaman yaşadığı bu gerilimden dolayı çocuğunu suçlayabilir. Annenin bu dönemde çocuğunu benimseyememe gibi birtakım duygular içinde olduğu ve bu durumu annelik rolüne yakıştıramadığı için suçluluk psikolojisi içinde olabildiği görülür. Çünkü ona göre bir annenin bu duyguları yaşamaması gerekir ve bundan dolayı vicdane... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 8.

2011-12-19 19:24:00

Hamilelik süreciyle çocuk eğitimi başlar Çocuk eğitimi esas olarak evlilik öncesine dayanır. Yani bireyler eş seçerken bile, ‘evlenmeyi düşündüğüm bu birey ileride benim çocuğumun annesi/babası olacak’ bakış açısı ile düşünmeli ve değerlendirmelerini ona göre yapmalıdırlar. Tabii bunu yapabilmeleri için kendilerinin bu konu hakkında yani çocuk sahibi olma ve sonrası hakkında bilgi sahibi olmaları gerekir. Bununla birlikte bireyler evlilik sonrasında ve ebeveynlik sonrasında çeşitli sorunlarla karşılaşırlar. Bu sorunların yapıcı bir şekilde çözülebilmesi gerek aile huzuru ve gerekse çocuğun eğitsel süreci için oldukça önemlidir. Özellikle çocuk eğitiminde yapılacak bir yanlışın onarımı çok ciddi uğraşlar ve uzun zamanlar gerektirebilir. Bu sebeple hata yapmadan tedbiri alınmış bir süreçle ebeveyn olmak eğitimi hızlandırıcı ve kalıcılaştırıcıdır. Bu bakış açısı ile değerlendirildiğinde gebelik sürecinde çocuk eğitiminin başladığı fikrinin oldukça gerçekçi olduğu anlaşılır. ANNENİN PSİKOLOJİSİ İYİ OLMALI Anne-çocuk arasındaki ilk bağ çocuğun anne-rahmine düşmesi ile birlikte başlar. Anne bebeğini taşıdığının bilincindedir ve bebeğine dair duyguları oluşmaya başlar. Bu duygular ne denli pozitif olursa, yani bebek ne denli istenen ve beklenen bir bebekse bebeğin gelişimi ve gebelik süreci o denli pozitif olur. Öyleyse gebelik sürecinde çocuk eğitiminin en önemli kısımlarından biri annenin psikolojisidir. Gebelik karmaşık duygular demektir Bir kadın için en özel zaman dilimlerinden biridir, çocuğunu karnında taşıyor ve bunu hissediyor olmak. Özellikle annenin ilk gebeliği ise yaşanan duyguların tarifi neredeyse imkansızlaşır. Ağırlıklı olarak bu duy... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 7.

2011-12-19 18:04:00

Niçin çocuk sahibi olmak istediniz? Bu soruyu kendinize yönelttiğinizde nasıl bir cevap veriyorsunuz? Çok değişik cevaplar verilebilir, ancak ebeveynler annelik-babalık duygularını yaşayabilmek için çocuklarına muhtaç olduğunu unutmamalı. Fakat amaç ne olursa olsun hemen her ebeveynin ruhunda açıktan veya örtülü bir biçimde şekillendirdiği bir amaç vardır. Analık veya babalık duygusunu yaşamak veya bu duyguya ihtiyaç hissetmek vardır. Yani çocuk sahibi olunmak istenmesinin nedeni bir neslin yetişmesine katkı sağlamak da olsa, çocukları sevmek de olsa, toplumun beklentisi de olsa ortak amaç ebeveynlik duygusunu yaşamaktır. Hatta kimi zaman bazı ebeveynler tarafından biraz daha bencilce düşünülür. Şöyle ki: İleride yalnız kalmama düşüncesi de eklenir bu ebeveynlik arzusuna. İşte bu noktada biraz durup düşünmenizi istiyorum. Sizler ebeveyn olma, diğer bir ifadeyle anne-baba olma gibi güzel duyguları zaman zaman sinirlendiğiniz, hatta bazen öfkenizi yenemeyip kendilerine fiziksel şiddet uyguladığınız, çok rahatlıkla bağırabildiğiniz, çevrenizdeki diğer insanlara kızdığınız halde acısını kendilerinden çıkardığınız çocuklarınız sayesinde yaşadınız ve yaşıyorsunuz. Toparlamak gerekirse çocuklarınızın doğumuyla, hatta anne rahmindeki yerlerini almalarıyla birlikte ebeveynlik coşkusu başlıyor. Sebepler dairesinde size bu ulvi duyguları yaşatan çocuklarla yaşanan olumlu münasebet ne oluyor da çocuk dünyaya geldikten ve sorunlar baş göstermeye başladıktan sonra sona eriveriyor. Ve en ufak bir sorunda, (ki çoğu zaman sorun kapsamında değerlendirilmeyen davranışlar ebeveynin sabırsızlığı nedeniyle sorunmuş gibi görünüyor). Yaşadığı bütün o güzel duyguları unutup, öfke kaynağı haline gele... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 6.

2011-12-19 17:59:00

Anne-babalar! Değişime ve gelişime hazır mısınız? Her ebeveyn kendisini farklı yönleri ile tanıdıktan sonra bazı davranışlarını değiştirmesi gerektiğini, bazılarını ise daha da geliştirmesi gerektiğini düşünebilir. Örneğin; çocuğunun beğenmediği her davranışı karşısında sinirlerine hakim olamayan ve şiddete başvuran bir baba bu davranışını değiştirmek, çocuğunu iyi gözlemlediği için sıkıntılarını fark edebilen bir anne bu davranışını biraz daha geliştirmek isteyebilecektir. Birçok ebeveyn değişim için nereden başlayacağını bilemez ve bu sebeple çaba da göstermez. Sonuç olarak değişim yaşanmadığı gibi hatalı yaklaşımlar nedeni ile çocuğun psikolojisi ciddi anlamda etkilenir. Burada sorun herhangi bir sorun olabilir. Sorun kimi zaman çocuklarda görülen davranışlarla ilgili, kimi zaman ise ebeveynin kendisinde halledemediği davranış ve özelliklerle ilgili olabilir. Her iki durumda da ebeveynin toparlanması ve yapıcı çözümler üretebilmesi için değişime kendisinden başlaması gerekebilir. Değişime nereden başlamak gerek? Değişime evvela ruhsal ve bedensel durumu değiştirmeyle başlamak gerekir. Sonrasında düşünceler, duygular ve davranışlar değişecektir. Yani istenmeyen davranış değişecek ve yerine olması gereken davranış benimsenecektir. İsterseniz gelin bu aşamaları kısaca bir inceleyelim ve değişimde 4D kuralı diyelim. DEĞİŞİMDE 4D KURALI Durumlar: Değişim için işe durumunuzu tanımlamakla başlayacaksınız. Bedensel ve ruhsal durum: Bedensel durumdan kastım, gerek duruş gerekse hareketlerdir. Bezgin ve çökkün bir beden hali, değişim yaşayacağına kendini inandıramaz. Göründüğü gibi hisseder. Yani değişim adına ümitsizdir. Mesela omuzları çökmüş, sureti hüzün giymiş bir anne kendisine güvenemez. Bu sebeple s... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 5.

2011-12-19 17:55:00

Evde etkin güç: Anne Kadının birden fazla rolü vardır. Kadın bu rollerin hemen tamamında bilinenin aksine oldukça güçlüdür. Hele de bu rollerden özellikle annelik rolündeki enerjisi bütün evi kuşatır niteliktedir. Kadın, bedenen zayıf, ruhça çok güçlü bir varlıktır. Ki duygusal gücü devreye girdiğinde bedensel gücünün de akıllara hayretlik verecek tarzda arttığı görülür. Mesela evladına zarar geleceğini gören bir anne adeta pehlivan kesilebilir. Fakat genel anlamda bedensel gücü karşı cinsine kıyasla daha azdır. Kadınlar devam eden sıkıntılara erkeklere oranla daha sabırlı tepkiler verirler. Örneğin; kadının doğum sürecine, doğum sancısına ve doğum sonrası sıkıntılara tahammül gücünü düşünecek olursak bu duygusal enerjinin ne denli büyük olduğu anlaşılır. Bu yönü ile değerlendirildiğinde kadınların zaman zaman kendilerini güçsüz hissetseler bile aslında yaşadıkları sorunlara dayanabileceklerini unutmamaları gerekir. Bu bakış açısı kadının kendisine verilen güce farkındalık oluşturmasını ve dolayısıyla sıkıntıları değerlendiriş tarzını pozitif etkileyecektir. Kadının evdeki enerjisi küçümsenemez Kadının duygu dünyasındaki enerjisinin nasıl bir enerji olduğu evin havası ile doğrudan ilişkilidir. Yani kadın kendisini negatif hissediyorsa evin genel durumu gergin, kadın pozitif duygularla doluysa evin havası coşkulu olacaktır. Evet sevgili ebeveynler hemen evlilik öncesi hayatınızı düşünün ve ailelerinizi değerlendirin. Annenizin psikolojisinin zaman zaman sizi ve diğer aile üyelerini nasıl etkilediğini düşünün. Gerçekten de anne sinirli veya üzgünse bu durum, aile üyelerine sessizlik olarak yansıyorken, anne pozitif ve ene... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 4.

2011-12-19 17:47:00

Nasıl bir ebeveyn olduğunuzun farkında mısınız? Daha önce nasıl bir anne olduğunuzu veya nasıl bir baba olduğunuzu hiç düşündünüz mü? Veya çocuğunuzun beklentilerine -ki özellikle duygusal beklentilerine- ne oranda cevap verdiğinizi hiç düşündünüz mü? Kendini bireysel özellikleri ile tanımlayabilen bir ebeveynin üzerinde durması gereken en önemli noktalardan biri ebeveynlik özelliklerini tanımlamasıdır. Ebeveynlerin birçoğunun çocuklarından çeşitli beklentileri vardır: Çocuğum sorumluluklarını yerine getirsin. Bana karşı saygılı davransın. Bağırarak konuşmasın. İyi bir meslek sahibi olsun. Yemek seçmesin. Bu örnek istek ve beklentileri istediğiniz kadar artırabilirsiniz. Bu beklentilerden ve daha birçok beklenti nedenlerinden dolayı ebeveynlerin çocukları ile çatışma içinde olduklarını görürüz. Ebeveynler çocuklarını hayallerindeki gibi bir çocuk yapmak için uğraşırlarken çoğu zaman onların bir birey olduklarını ve onların da ebeveynlerinden beklentilerinin olduğunu düşünmezler. Evet, siz ebeveynlerin çocuklarınızdan beklentileriniz olduğu oranda unutmayın ki çocuklarınızın da sizlerden beklentileri var. Örneğin, çocuklarımızı eleştirdiğimiz oranda ebeveynlik rolümüzü de eleştirsek veya onlardan beklentilerimiz oranında onların beklentilerinin de olabileceğini düşünüp kendimize çekidüzen verebilirsek, ebeveyn-çocuk çatışmaları büyük oranda hallolur. Ahmet Bey, bir baba olarak çok sabırsız olduğunu ve bağırarak konuştuğunu söylüyor. Biraz irdeleyince gördük ki; bu beyefendi aslında sadece çocuğuna karşı sabırsız. Diğer insanlara bağırdığı vaki değil. Öyley... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 3.

2011-12-19 17:41:00

Kendinizi tanıyor musunuz? Kendinizi tanıyor musunuz? Ya da şöyle soralım; nasıl bir insan olduğunuz sorusunu daha önce hiç kendinize sordunuz mu? Her insanın mutlaka kendini tanımlayabileceği birkaç cümlesi vardır? Fakat çoğu zaman bu birkaç cümlecik tam anlamıyla bizi ifade etmez. Yetersiz kalır. Kendimizi tam anlamıyla ayrıntılara inerek düşünmeye kalktığımızda aslında birçok özelliğimizi beğenmediğimizi veya olmaması gereken özellikler olduğunu görürüz. Kendini tam olarak tanımlayamayan bir insanın çocuğu karşısında tutarsız davranma ihtimali yüksektir. Çünkü kendinde bulunan negatif özellikleri belirleyip halletmeden çocuğunu bu özellikler konusunda eleştiren bir ebeveyn çocuğu nezdinde tutarsız görüneceğinden söyledikleri makes bulmayacaktır. Neden bir ebeveyn evvela kendini tanımalı? Kendinde bulunan negatif özellikleri görebilmesi ve pozitif özelliklerini daha da genişletmesi için evvela kendisini tanımalıdır. Unutmayın ki çocuk yaşadığı ortamın izlerini taşır. Ebeveyn çocuğunda görmek istemediği özellikleri aslında kendisi taşıyor olabilir. Bu sebeple önce kendindeki negatif özellikleri düzenlemelidir ki; çocuk bu hatalı örnekleri model almasın. Kendini tanıyabilen ebeveyn kişisel anlamda kendisini geliştirebilecek ve böylece mutlu ve başarılı olabilecektir. Kendini tanıyan birey ebeveynlik rolüne yansıyan kişisel zaaflarını daha çabuk çözümler. Örneğin; sese çok duyarlıyım, bu sebeple çabuk sinirleniyorum diyen bir ebeveyn bundan dolayı çocuğu ile çatışma yaşıyorsa, ilk etapta sadece çocuğunu susturmayı değil, sese duyarlılık ve asabiyet derecesini dengelemek adına gerekirse yardım alabilmelidir. Ders2`nin Öze... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 2.

2011-12-19 17:36:00

İdeal Ebevenlikte Karı-Koca Diyaloğunun Önemi Karı-koca diyaloğu ile ebeveynlik arasında ne gibi bir bağ var diye düşünen birçok birey vardır. Hatta kendilerini ebeveynlik rolüne fazlaca adapte eden nice ebeveynler vardır ki; eşleri ile diyaloglarını hep ikinci plana atmışlardır. Oysaki iyi ebeveyn olabilmenin sırrı iyi eş olabilmekten geçer. Annelik veya babalık vasıfları çok güzel olan ve çocuğuna doğru yaklaşım tekniklerini kullanarak yaklaşan fakat eşi ile ciddi sorunlar yaşayan birçok insan vardır. Bu bireylerin çocukları ebeveynleri ile güzel zamanlar geçiriyor olsalar bile anne-babaları arasındaki gergin havadan nasiplerini alırlar. Neden ideal ebeveynlik için eşler arası diyalog önemlidir? 1- Öncelikle ebeveynlerin kişisel mutlulukları için önemlidir. Kendini mutlu hisseden ve sorunlardan dolayı gergin olmayan bir birey annelik-babalık rolüne de bu duyguyu yansıtır. Bu nedenle bireyin kafasının sorunlarla meşgul olmaması mutluluğuna ve mutluluğu da, pozitif ebeveyn olmasına katkı sağlayacaktır. 2- Çocuğa öğretilmeye çalışılan ne olursa olsun karı-koca işbirliği sağlandıktan sonra verilecek öğreti çok kısa zaman içinde çocuğa yerleştirilebilirken, tek ebeveynin çabasıyla bu öğretilerin çocuğa yerleştirilmesi uzun zaman alacaktır. 3- Çocuklar hatalı davranışları modeller: Özellikle küçük yaş dönemlerinde çocuklar modelleyerek öğrenirler. Kendisine doğru yaklaşımlarda bulunulsa bile annenin babaya veya babanın anneye hatalı tepkilerle yaklaştığını gören çocuk doğru olmayan davranışları bilinçaltına bu şekilde yerleştirmiş olur. Bir diğer ifade ile kendine tebessüm edilip de annesine bağırıldığını gören çocuk sadece tebessümü değil öfkeyi ve agresyonu da öğrenir. ... Devamı

ANNE - BABA OKULU Ders 1.

2011-12-17 20:03:00

Niçin böyle bir eğitim? Bazı ebeveynler aile okulları vb. eğitimlere direnç gösterirler. Benim çocuğumu en iyi ben tanırım, Kimse bana; çocuğuma ve eşime nasıl davranacağımı öğretemez. Biz böyle mi büyüdük? Bizim ailemizde sorun yok... gibi bahanelerle eğitime direnç gösteren bireylere şöyle denilmeli: Evet, belki bizim kuşağımız veya bizden önceki kuşakların bu nevi eğitsel imkânları olamamış olabilir. Fakat günümüzde bu tarz imkânlar madem var; niçin kullanmayalım?.. Ayrıca günümüz şartları ile geçmiş zaman şartları birbirinden çok farklı. Artık gerek teknolojinin ve gerekse çevre şartlarının etkisiyle çocukların ve gençlerin kafası çok fazla karışmakta. Ebeveynin hatalı tepkileri neticesinde eve karşı soğukluk hisseden çocukları ve gençleri bekleyen öylesine tehlikeli ortamlar var ki… Sadece bu nokta bile ebeveyn eğitiminin önemini vurgulamaktadır. Bunların dışında bizler eğitim alan ebeveynlerin çocukları değiliz, ama psikolojik olarak sorunsuz olduğumuzu kaçımız söyleyebiliyoruz? Veya kaçımızın özgüveni tam olarak yerinde veya kaçımız mesleki olarak istediğimiz yerdeyiz? Ya da birçoğumuzun hayatında keşke dediği noktalar mutlaka vardır vs… Öyleyse daha kendini bilen, özgüvenli, pozitif ve başarılı bir nesil için lütfen üzerinize düşen görevi ihmal etmeyin. Ve aile okuluna gelmeyi sakın ihmal etmeyin… Ve unutmayın ki; eğitime katılmak için sorun yaşıyor olmanız gerekmez. Daha mutlu bir aile için eğitime katılmanızı öneririm. Sorun yaşanmadan sorunlara karşı önlem almak, sorun yaşandıktan sonra çözüm üretmekten çok daha sağlıklıdır. Aile okuluna kayıt ve... Devamı